siyahlar ve beyazlar... hayatımızdan hiç eksik olmayan iyiler ve kötüler, arasını bulamamış, ortalarda dolanan kişilikler. ne onlarla oluyor ne onlarsız. bazen birbirimize karşı bazen yan yana yola devam ediyoruz. ama kimse ayrımına varamıyor. beyazsa iyi siyahsa kötü dediğimiz olaylar bizi şaşırtabiliyor. ne zaman ne olacağını, kimin ne çıkacağını, neyin iyi neyin kötü olacağını bilmiyoruz. bilemiyoruz. böylece ara renk olarak kalıyoruz ortada. bir kutup seçemiyoruz kendimize. kesin bir yola giremiyoruz kimseyle...
bazen öyle bir an geliyor ki yeter diyorsun. yeter artık bitsin ve çekip gideyim. olmuyor ama ne yaparsan yap bitmiyor ve sen de gidemiyorsun. yaşamlarımız bizi belimizden öyle kalın iplerle bağlamışlar ki daha sokaktan çıkmadan geri çekiliyorsun. acısıyla tatlısıyla güzellikleriyle çirkinlikleriyle hayatından memnun olmalısın evet. aileni, arkadaşlarını, akrabalarını varsa sevgilini sevmelisin. elindekiyle mutlu olmayı öğrenmelisin ama insanoğlunun istediği her şey bu değildir ki! özgürlük ister olabildiğine özgürlük. elimden gelse sırt çantamı sırtma alır,sandviçimi hazırlar yola çıkardım. farklı kültüler, farklı yaşamlar, farklı insanlar, hayaller, düşünceler... sığ hayatımızda yapabildiklerimiz sınırlı. okurken derslerin, aileni memnun etme çaban; evliyken geçim sıkıntın, hayatın zorlukları, çocuklarına gösterdiğin özveri, ayrıcalıklar... hayatın her evresin de sana kalan zaman dilimi çok çok çok az. özgür değiliz bu yüzden işte. özgürlük bu değil. böyle ordan oraya savrulurken de siyahlar beyazlar birbirine giriyor. kimisine göre ya olur ya olmaz, kimisi polyanacılık oynar, kimi umursamaz olur. türlü çeşit karakterler beraber aynı havayı soluyoruz ve çoğu zaman farklı olanı ayırt edemiyoruz. şansın varsa farkedilirsin, bir yerlere varırsın. ama eğer şans kapının önünden bile geçmediyse bir bach gibi yeteneğin dahi olsa olduğun yerde sayarsın, hiçbir emelini gerçekleştiremezsin.
işte böyle şeyler de hayatın siyah ve beyazıdır. bize göre iyi ve kötüsü. yapmamız gereken yıldızları toplamaktır yani umudumuzu kaybetmemektir. iyi umutlanmalar...
